-->

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Hido Toronto'da


Hidayet Türkoğlu güzel bir şekilde geçirdiği sezonun meyvelarını topluyor. Kendisi 5 yıl için Toronto Raptors ile şık bir anlaşmaya imza attı. Umarız onun için güzel bir tercih olur. Bekleyip görelim neler olacağını.

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Rafa Dönüş Hazırlığında


ATP World Tour'dan aldığımız duyumlara göre Rafael Nadal, 10 Ağustos'taki ATP World Tour Masters 1000 serisinin Montreal ayağında olmayı hedefliyormuş. İsabet olur. Geri dön Rafa!

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Reset #36


Özel ve güzel bir Michael Jackson bölümünün de yer aldığı Reset Magazin'in yeni sayısı online.

Reset Magazin 36. Sayı - Oku

Rekortmen


Dünkü maçla beraber 15. Grand Slam'ine uzandı Roger Federer. Maça gelecek olursak Andy Roddick de kazansa kimse itiraz etmezdi, kimilerine göre çekişmeliydi. Ama bana göre fazla sıkıcıydı. 5 set sürdü. İyi güzel ama son set 30. oyunda bitti. Sürekli ace izler olduk. Bir Wimbledon finalinde love game'le oyun alındığı nerde görülmüş. Ace var return yok, pes doğrusu. Bu arada Williamslar, Stosur-Stubbs ikilisini geçerek Wimbledon Çift Bayanlar şampiyonu oldu. Ki biz bunu, daha evvelinden ön görüp söylemiştik:)

Alev Lenz


Uzun zamandır müzik post'u girmemişim, bunu farkettim şimdi. Telafi edelim öyleyse seri yazılarımızla. Dün, sevgili Ulaş Demiröz bir video gönderince albümün varlığından haberdar oldum. Yanılmıyorsam bundan birkaç yıl önce Okan Bayülgen'in bir programında ilk kez sesini duymuştum. İyi hatırlıyorum, hatta tek başına da değildi. Kendi adını taşıyan bir grubuyla birlikteydi. Ama daha sonra kendisi bu Alev grubundan ayrıldı ve daha kişisel olarak müzik hayatına devam etti. İsmi bu kez Alev Lenz'di. İsminin Alev olmasından da anlaşılabileceği üzere kendisi Türk asıllı Alman vatandaşı. Aslında bu yarı Türk yarı Alman olmasının, kendisini bir nevi daha güçlü kıldığını da vurgulamış. Kendi eliyle yazdığı biyografisine şuradan göz atabiliriz.

Alev Lenz tek başına yola devam ederken değişmişti, ama sesinin güzelliği daha da çekici hale gelmişti. Güzel bir değişiklik bu. Yeteneği vardı, geliştirilebilirdi. Çıkardığı Storytelling Pianoplaying Fräulein albümünde ne kadar yol katettiğini de gördük böylece. Tüm albüm, naif bir vokalle eşlik ediyor bize. Bunun yanında kendi çaldığı piyanolar albümün can alıcı noktaları oluyor. Elbette keman gibi çeşitli enstrümanlar da olaya dahil oluyor albümde. Özellikle kliple süslediği Flight 1701 şarkısında kemanlar iş üzerinde. Smile şarkısında ise Alev Lenz'in parmaklarında hayat bulan piyano sesleri mükemmel bir huzur kaynağı. Benim de albümde en ayılıp bayıldığım şarkı bu. Bunun yanında, ilk klip şarkısı Guys with Guitars, Breathe ve I Watch too Much TV de kulağa hoş gelen track'ler. Öykü yazımında hayli başarılı Alev Lenz. Doğaçlama yeteneğinin küçüklüğünden gelen bir kazanım olduğu aşikar. Ufak bir hatırlatma yapalım, vokalliğini bıraktığı Alman rock grubu Alev, yeni vokalleriyle müzik yapmaya devam ediyor. Bu bilgiden sonra sizleri piyano, hoş bir ses ve can yakan öykülerle baş başa bırakıyorum. İyi dinlemeler.

Alev Lenz @ My Space
Alev Lenz - Smile
Alev Lenz - Flight 1701

5 Temmuz 2009 Pazar

Galata Saray @ Zayton Cup


Rijkaard önderliğindeki Galata Saray ilk turnuvasına bugün başlıyor. "One earth, one ball" sloganıyla açılış yapan organizasyonda Galata Saray dışında, Almanya'dan Bayer Leverkusen, Mısır'dan Al Ahly Kairo ve Fas'tan Wydad Athletic Club Casablanca takımları var. Turnuva ayrıntıları şurada, turnuvanın resmi sitesinden Sarı Kırmızılılar için yapılan yorum da şurada mevcut. Ayrıca maçlar Eurosport ve Futbol Smart'tan canlı olarak izlenebilecek.

Şampiyon Serena


Hak etmedi dersek yalan olur. Maçı canlı izleyemedim, ama D Spor'un bant teklifini de reddetmedim. Küçük Williams, 2-0'la geçti benim kara çikolatamı. Ama maç sonunda Dinara Safina'yla ilgili güzel de söz etti. "Dinara elbette önemli iş yaptı ancak, dünya sıralamasını önemsemiyorum." Doğrusu da buydu zaten. Şimdi abla kardeş yan yana çiftlerde final maçına çıkacak.

3 Temmuz 2009 Cuma

Kemal Sunal


Güzel insanın ardından geçen koskoca 9 yıl...

Bir Williamslar Finali Daha


Bir süredir evimden uzak olmam sebebiyle Wimbledon 2009'un açılışını kaçırdım, ama pek de üzülmedim doğrusu. Rafael Nadal yoktu çünkü. İstanbul'a geldiğimde ise devam ediyordu korttaki mücadele. Ben de vakit buldukça bakıyordum, üstüne düşmüyordum. Ama dün bayanlarda Venüs Williams'ın maçı olunca izledim tabii. Nadal yoktu, ama kara çikolatam oradaydı işte. Üstelik çok iyi bir turnuva çıkarıyordu bu yıl. Yarı finalde, hiçbir Grand Slam kazanmadan dünya 1 numarası olan Dinara Safina'yı 2-0'la geçerek finale kaldı. Şimdiyse rakip kardeşi Serena. Ben bildim bileli abla kardeş finaldeler bunlar. Devirleri hiç kapanmadı, 99'da da aynıydı 09'da da aynı işte görüyorsunuz. Safina gibi tiplere şahit olduktan sonra Williams'lar hep olsun diyorum ben zaten. Neyse cumartesi gününü bekleyelim biz şimdi. Umarım Wimbledon'da 6. zaferine ulaşır Venüs. Erkeklerde ise Rafa'nın yokluğunu iyi değerlendiren Fedex, finalde Andy Roddick'le karşılaşacak. Hakkını yemeyelim, çok uyuz biri olarak gördüğüm Roddick, müthiş maç sonrasında Andy Murray'i geçti. Finalde elbette ibre Federer'den yana.

Sıcak


Bu sıcakta gir bi' soğuk duşa
Off nasıl iyi gelir koltuk altına

2 Temmuz 2009 Perşembe

Sivas'ta Yananlar


Acı bir tarihin yıl dönümü...

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Sevdiğim Replikler #05


-I'm gonna make him an offer he can't refuse.
-Why so serious?

*The Godfather