-->

4 Haziran 2009 Perşembe

NBA Final Serisi


2008-2009 NBA Şampiyonu'nu belirleyecek olan maç programlarına göz atalım ve bugünkü maçı kaçırmayalım. Bol şans Hedo.

05 Haziran Cuma, 04.00, Los Angeles Lakers-Orlando Magic
08 Haziran Pazartesi, 03.00, Los Angeles Lakers-Orlando Magic
10 Haziran Çarşamba, 04.00, Orlando Magic-Los Angeles Lakers
12 Haziran Cuma, 04.00, Orlando Magic-Los Angeles Lakers
15 Haziran Pazartesi, 03.00, Orlando Magic-Los Angeles Lakers
17 Haziran Çarşamba, 04.00, Los Angeles Lakers-Orlando Magic
19 Haziran Cuma, 04.00, Los Angeles Lakers-Orlando Magic

Sevdiğim Replikler #03


-Herkesin inandığı bir şey var bu amına koyduğumun hayatında, benimki de sensin!

*Kader

2009 Roland Garros #03


Fransa Açık'ta artık son düzlüğe girildi. Erkeklerde yarı final, kadınlarda ise final eşleşmeleri şu şekilde:

Robin Soderling vs. Fernando Gonzalez
Juan Martin Del Potro vs. Roger Federer
Dinara Safina vs. Svetlana Kuznetsova

Kalın puntoya sahip isimler favorim ve kesin suretle evet Safina'dan nefret ediyorum!

3 Haziran 2009 Çarşamba

Nazım Hikmet

Kendisi hakkında çok şey okudum, çok şey dinledim. Kimilerinin yaptığı gibi fikirlerini yaşama amacım ilan etmedim asla. Bunu da sorgulamadım zaten, "bana göre değil" deyip geçtim. Tarihsel zamanda, yaptığı doğru ve yanlış şeyler olduğunu gördüm çoğunlukla. Ama ben daima edebi yönüyle hatırlamak istiyorum kendisini, öyle de yapıyorum zaten. Ölümünün 46. yılında blog'un arşivine sevdiğim bir şiirini yollayarak anmak istedim Mavi Gözlü Dev'i.

Yaşama Dair I

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.

*Nazım Hikmet RAN

Adanmış Hayatlar


Galata Saray trübünlerinin efsanevi ismi Alpaslan Dikmen anısına hazırlanan bir site var. Adanmış Hayatlar isimli sayfanın öncelikli meselesi Alpaslan'a olan vefa duygusunu yaşatmak. Bir diğeri de Galata Saray yönetiminden "Alpaslan Dikmen Tribünü ve Alpaslan Dikmen Kombinesi" istemesi. Sonuç ne olur şimdiden kestirmek güç, ama bunlar güzel davranışlar. Desteksiz bırakmayın.

Sophia Bush

2 Haziran 2009 Salı

Hiphoplife Yeniden Yayında


Türkiye'den Hiphop Kültürü mottasıyla ailenizin ve browser'larınızın "olmassa olmazı ya da olur olmazı" Hiphoplife, bir süredir kapalıydı belirli sebeplerden ötürü. Müjdemiz odur ki artık açıldı. Yalnız belirli değişiklikler var. Sitenin ismi sabit olmakla beraber url'de ufak bir oynama yapıldı. Hiphoplife'ın aldığı ek artık "dot net" değil, "dot com dot tr". Lütfen bu güzide bilgiyi eşle, dostla, sevgiliyle, akrabayla paylaşın.

Hiphoplife @ Resmi Site

The Tonight Show with Conan O’Brien


Gün içinde aldığım en keyifli haber bu olsa gerek. Conan O’Brien yepyeni şovuyla ekranlara dönüyor. Aylar önce NBC'deki "Late Night with Conan O'brien" programını Jimmy Fallon'a devreden O'Brien, beni bir hayli üzmüştü. Geçen bunca zaman sonra anladım ki, ben bu adamı baya bir seviyorum. Özlemişim yahu cidden. Yeni programı The Tonight Show with Conan O’Brien, eski programı gibi yine e2'den izlenebilecek. Program, salıdan cumartesiye yani haftanın 5 günü saat 23:00'ten itibaren yayında olacak. O’Brien’ın ilk misafirleri komedyen Will Ferrell ve ünlü rock grubu Pearl Jam. Bu önemli bilgiyi de söylemiş olalım. Detaycılar ise resmi siteye göz atabilirler. Hoş geldin muhteşem saçlı Conan O'Brien ve iyi seyirler.

The Tonight Show with Conan O’Brien @ e2

1 Haziran 2009 Pazartesi

Schutzengel


Senle peygamberini inkar etmediğim din
Rakı şişesini kırmadığım meyhane
Ve tabutuna girmeye korkmadığım ölüm yokken
Beni nasıl unutursun? Yalnızım!

Birkaç hafta önce
Ömrümü yeryüzünden kesip çıkaran
Kızıl bir makastı dudakların
Hiç kimseydin! Cennettin! Lal!
Şimdi yeryüzüne şimdiye kadar uğramamış
Tüm kabusların kaç yaşında olduğunu bilen
Karanlık gecelerden de yalnızım!
Çok yalnızım!

Aşk, nur ein tag!

İstanbul
Novorossky
Zonguldak

*Jan Ender Can

Sevdiğim Replikler #02


-Nasılsın kaptan, başın ağrıyor mu?
-Off, başımın içinde filler sikişiyor.

*Gemide

Man on Wire


Sekizinci !f İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali sebebiyle ülkemize de uğramış bir filmden bahsedeceğim. Geçtiğimiz günlerde Ntv ekranlarından da izleyiciye sunulan Man on Wire. Teldeki Adam. "Yüzyılın Sanatsal Suçu" olarak tanımlanan filmimiz aslında bir belgesel. Gerçek bir olayı tüm detaylarına kadar anlatıp, bizlere yaşanan heyecanı hissettiren türden bir belgesel. Konumuzu ucundan toparlayarak anlatmaya başlayalım. Yıl 1974. Fransız bir genç, o zamanın en yüksek binaları olan New York'taki İkiz Kuleler'in arasına gerdiği ipin üzerine çıkarak, o devasa yüksekliğe aldırmadan ip üzerinde yürümeye başlar. Ve bu yürüyüş tam tamına 1 saati bulur. Philippe Petit yıllardır hayalini kurduğu şeyi en sonunda başarmıştır. İp cambazı daha sonra polislerin isteğiyle zoraki de olsa ipten iner. Tabii hemen akabinde yaptığı bu gösteriden dolayı polisler kendisini alıkoyar. Fakat akıl sağlığı bozuk şüphesi güdüldüğü için tutuklanmaz. İşin gerçeğinde kendisi akıl hastası değildir. Ama biraz çılgın olduğu gerçek! 411 metre yüksekliğe çıkıp bir ipin üzerinde yürümek, izleyenler için pek bir eğlenceli evet, ama ya bunu gerçekleştiren için ne ifade ediyor? Bu sorunun yanıtını da Philippe Petit belgeselimizde son derece tiyatral konuşmasıyla bizlere sunuyor. Petit'in olayların akışını anlatırken yaşadığı heyecan görülmeye değer. Peki İkiz Kuleler'e çıkmak kolay mıydı? Elbette hayır. Zordu, fakat engeller Petit'in arkadaşları sayesinde aşılmıştı. İkiz Kuleler'e güvenli giriş yapmak, en üst kata çıkmak, ipleri iki kule arasına germek ve benzeri detaylar el birliğiyle aşılmıştı. Belgeselimizi izlerken dikkat edilmesi gereken şeyler var. Örneğin Petit'in bu gösteriyi yaptıktan sonra Amerika'da kazandığı haklı ün, onda bazı şeyleri fazlasıyla değiştirmiş. Eski arkadaşlarını ve sevgilisini bir kenara itmiş açıkçası. Bu durum belgeseli izleyince daha net anlaşılıyor. Belki kimileriniz, "bu kadar kallavi bir iş yapan adamın buna hakkı vardır" diyebilirsiniz. Kişiden kişiye değişir tabii. Neyse siz gözden kaçırmayın bahsettiğim sahneleri. James Marshs'ın yönetmenliğini üstlendiği belgesel filmimiz, 2009 Akademi Ödülleri'nde "En İyi Belgesel" kategorisinde birinciliğe uzandı. Oscar'lı filmimizden hayata dair mesaj çıkarmak isteyenler için Philippe Petit şunları söylüyor: "Asla, asla deme ve başkaldırıyı sözcüklerle sınırlama, eyleme dök." Keyifli seyirler.


Man on Wire @ IMDb

Hiphop Style #05


Türkiye'nin Online Türkçe Rap Dergisi etiketiyle 2009 yılında yayın hayatına başlayan Hiphop Style, 5. sayısıyla okunmaya hazır. Beyaz Perde başlığı altında 2 adet film değerlendirmem de bulunmakta. Iskalamayınız.

Hiphop Style Dergisi 05. Sayı - Oku